Birkaç gündür işe gelirken fark ediyorum hava kirliliğini. Protokol yolundan aşağı inerken Ankara'nın üstüne çökmüş pus görünüyor. İş çıkış saatlerinde Kızılay'da nefes alınmıyor. İğrenç bir is, kurum kokusu... buna karma karışık trafiği de ekleyince çekilmez oluyor!
İnsanoğlu olarak içine ettik dünyanın. Yer, gök şaşırdı. Mevsimler şaşırdı. Nerede benim kış aylarım? Kasım ayında 20 derece mi olurmuş hava. Soğuk havada kar ayağımın altında hışır hışır etsin istiyorum; temiz hava istiyorum. Nefes alayım da mutlu olayım istiyorum... Çok mu istiyorum?
3 yorum:
inan seninle birlikte doğa da aynı şeyleri istiyor.. daha iyi korunmak korunduğu kadar geri vermek istiyor ama vermesi için bizim onu sömürmekten vazgeçmemiz gerekiyor önce.
gördüğün manzaranın aynısını bugün ben de incek bulvarından koru sitesine dönerken gördüm, koca bir çanak olan Ankara'nın ortasına doluveren gri kırmızı bir sis var. Hepimizin eseri olan bu çirkin havayı da birlikte soluyoruz.. keşke önlem almak konusunda da birlikte hareket edebilsek değil mi?
Evet ne yazık ki ektiğimizi biçiyoruz bu konuda. Çok üzülüyorum ve bir birey olarak elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Ama bu çoğul bir hareket olmadıkça yarar sağlanmak mümkün değil. Belki 5 yıl sonra sokağa maskesiz çıkamayacağımız zaman insanlar bunun ciddiyetinin farkına varacak!
umarım o raddeye gelmeden bazı şeyleri değiştirmeyi başarabiliriz..
Yorum Gönder